BelgeselGizem

Hiçbir Şey Normal Değil

“Gerçeğin çatlaklarından sızan tekinsiz fısıltılar.”

Türk sinemasının ezber bozan ve rahatsız edici tonuyla kendine özgü bir koridor açan yönetmeni Ceylan Özgün Özçelik, 2017 yapımı ‘Kaygı’ ile hafızalarımıza kazıdığı tekinsiz atmosferi yeni filmi ‘Strange, Abandoned, Deranged’ (Orijinal adıyla ‘Hiçbir Şey Normal Değil’) ile daha da derinleştiriyor. 2024’ün en çok merak uyandıran yerli yapımlarından biri olan bu film, türler arasında cesurca gezinen yapısıyla daha en başından izleyiciye alışılmadık bir deneyim vaat ediyor. Belgesel ve gizem türlerini aynı potada eritme cüretini gösteren Özçelik, modern toplumun ve bireyin “normal” algısını masaya yatırarak, bu algının ne denli kırılgan ve yapay olduğunu sorgulatmayı amaçlıyor. Film, sadece bir hikâye anlatmıyor; aynı zamanda kolektif belleğimizin karanlık odalarına bir fener tutarak, bizi görmezden geldiğimiz, terk ettiğimiz ve anormallikle yaftaladığımız gerçeklerle yüzleşmeye davet ediyor. Bu, basit bir seyirlik değil, zihinsel bir arkeoloji çalışması; toplumsal paranoyanın ve bireysel yabancılaşmanın köklerine inen rahatsız edici bir yolculuk.

📋 Teknik Pasaport: Yapımın Kimlik Kartı

Yapım: Strange, Abandoned, Deranged (Orijinal: Hiçbir Şey Normal Değil)

Stüdyo: Filmada

Yönetmen: Ceylan Özgün Özçelik

Senaryo: Ceylan Özgün Özçelik

Başrol: Hasibe Eren, Tuğrul Tülek, Selen Şenay, Selen Domaç, Öykü Ertürk, Ali Basmacı, Emine Beril Kütle, Damla Sönmez

Tür: Belgesel, Gizem

Vizyon Tarihi: 2024

Tema: Toplumsal Paranoya, Kolektif Hafıza ve Travma, Gerçekliğin Sorgulanması, Kent Sosyolojisi

📽️ Kritik İnceleme

Ceylan Özgün Özçelik, sinemasal dilini her zaman normların ve beklentilerin dışında bir yere konumlandıran bir auteur. ‘Strange, Abandoned, Deranged’, yönetmenin bu imzasını en belirgin şekilde taşıyan, belki de en radikal işi olarak karşımıza çıkıyor. Filmin en çarpıcı yönü, belgesel formunu bir gizem anlatısının iskeleti olarak kullanması. Genellikle nesnel gerçekliği sunma iddiası taşıyan belgesel türü, burada izleyiciyi sürekli bir şüphe ve belirsizlik içinde bırakan bir araca dönüşüyor. Özçelik, gerçek mekânlar, belki de gerçek tanıklıklar kullanarak kurgusal bir gizemin temellerini atıyor ve “gerçek” ile “kurmaca” arasındaki çizgiyi kasten bulandırıyor. Bu melez yapı, filmin adıyla da mükemmel bir uyum içinde: Hiçbir şeyin normal olmadığı, her an her şeyin tekinsiz bir yöne evrilebileceği bir dünya yaratıyor. Bu yaklaşım, izleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıp, adeta bir dedektife dönüştürüyor; gördüklerimizi, duyduklarımızı ve hatta kendi algımızı sorgulamaya itiyor.

Filmin atmosferi, tıpkı ‘Kaygı’da olduğu gibi, klostrofobik ve paranoyak bir hissiyat üzerine kurulu. Ancak bu kez mesele sadece bireysel bir psikoloji değil, toplumsal bir deliliğin portresi. Terk edilmiş binalar, unutulmuş hikâyeler, şehirlerin çeperlerinde yaşayan “tuhaf” insanlar ve medyanın yarattığı bilgi kirliliği… Tüm bu unsurlar, modern yaşamın sinir uçlarına dokunan bir gerilim ağı örüyor. Hasibe Eren gibi genellikle komedi rolleriyle tanıdığımız bir ismin başrolde yer alması ise dâhiyane bir oyuncu seçimi. Eren’in her an patlamaya hazır, sakin ama tedirgin duruşu, filmin alt metnindeki gerilimi somutlaştırıyor. Onun karakteri, normalin dışına itilmiş, gördüklerine kimseyi inandıramayan ve gerçeği ararken kendi akıl sağlığından şüphe duyan bir figür olarak, izleyicinin anlatıdaki anahtarı haline geliyor. Yönetmen, güçlü oyuncu kadrosunun performanslarını, belgesel estetiğiyle birleştirerek, karakterlerin duygusal yolculuklarını son derece ham ve filtresiz bir şekilde yansıtmayı başarıyor. Film, sadece bir gizemi çözmeye çalışmıyor; aynı zamanda “anormal” olarak etiketlediklerimizin aslında sistemin ürettiği bir sonuç olup olmadığını da acımasızca sorguluyor.

🎭 Karakter Analizleri

  • Gözlemci (Hasibe Eren): Hasibe Eren’in canlandırdığı karakter, filmin merkezindeki anlatıcı ve araştırmacıdır. O, terk edilmiş mekânların ve unutulmuş insanların izini süren, adeta modern bir şehir arkeoloğudur. Ancak bu arayış, zamanla bir saplantıya dönüşür. Gördükleri ve keşfettikleri, toplumun “normal” kabul ettiği her şeyle çelişir. Karakterin en büyük mücadelesi, dış dünyayla olduğu kadar kendi zihniyledir. Gerçeği mi ortaya çıkarmaktadır, yoksa bir komplonun içine mi çekilmektedir? Eren, bu ikilemi abartıdan uzak, içselleştirilmiş bir performansla yansıtarak karakterin kırılganlığını ve inadını aynı anda hissettirir.
  • Kolektif Bilinçaltı (Yan Karakterler): Tuğrul Tülek, Selen Domaç ve diğer oyuncuların canlandırdığı figürler, tek bir karakterden ziyade, toplumun farklı seslerini ve korkularını temsil eden bir koro gibidir. Kimi bir tanık, kimi bir uzman, kimi ise olayın bir parçasıdır. Ancak anlattıkları hikâyeler asla tam olarak birleşmez, sürekli birbiriyle çelişir ve boşluklar bırakır. Bu karakterler, filmin gizemini derinleştiren, “güvenilmez anlatıcı” rolünü kolektif olarak üstlenen unsurlardır. Onlar, toplumun bastırdığı, görmezden geldiği veya çarpıttığı gerçekliğin tecessüm etmiş halleridir.

💡 Bunları Biliyor Muydunuz?

  • Ceylan Özgün Özçelik’in sinemaya geçmeden önce uzun yıllar gazetecilik ve televizyon programcılığı yapması, belgesel türüne olan hâkimiyetinin ve gerçekliği kurguyla harmanlama yeteneğinin temelini oluşturuyor.
  • Filmin ‘Belgesel-Gizem’ olarak tanımlanan melez türü, Türkiye sinemasında oldukça nadir denenen bir formattır. Bu yönüyle yapım, yerli sinemada yeni anlatı olanakları arayan cesur bir girişim olarak öne çıkıyor.

⚡ İzleme Rehberi (Kimler İzlemeli / Kimler Uzak Durmalı?)

✅ Kimler İzlemeli?

Psikolojik Gerilim ve Gizem Meraklıları: David Fincher’ın ‘Zodiac’ filminin araştırma sürecini veya ‘Blair Cadısı’nın yarattığı “gerçek mi, kurgu mu?” ikilemini sevenler, bu filmin yavaş yavaş inşa edilen, zihinsel gerilimine hayran kalacaktır.

Ceylan Özgün Özçelik Sinemasını Takip Edenler: Yönetmenin ‘Kaygı’ filmindeki temaları ve atmosferi beğendiyseniz, ‘Strange, Abandoned, Deranged’in bu evreni daha da genişleten, daha cesur bir adım olduğunu göreceksiniz.

Toplumsal Meselelere Farklı Bir Pencereden Bakmak İsteyenler: Komplo teorileri, medya manipülasyonu, kentsel dönüşümün sosyal etkileri gibi konulara kafa yoran ve standart anlatıların dışına çıkmak isteyen entelektüel izleyiciler için biçilmiş kaftan.

⛔ Kimler Uzak Durmalı?

Hızlı Aksiyon ve Geleneksel Anlatı Arayanlar: Eğer bir filmin size net bir başlangıç, gelişme ve sonuç sunmasını, olayların hızlı bir tempoda akmasını bekliyorsanız, bu filmin belirsizliklerle dolu, yavaş ve atmosfer odaklı yapısı sizi hayal kırıklığına uğratabilir.

Belgeselden Salt Gerçeklik ve Net Cevaplar Bekleyenler: Filmin belgesel formunu bir soru sorma aracı olarak kullandığını unutmayın. Tüm soruların yanıtlandığı, gizemin tamamen çözüldüğü bir final bekleyenler, filmin bıraktığı boşluklardan rahatsız olabilir.

🏁 Son Karar

‘Strange, Abandoned, Deranged’, kolay bir film değil; izleyiciyi konfor alanından çıkaran, zihnini sürekli aktif tutmasını talep eden ve bittiğinde bile akılda sorular bırakarak rahatsız etmeye devam eden bir yapım. Ceylan Özgün Özçelik, tür sinemasının kodlarıyla oynayarak, Türkiye’nin sosyal ve psikolojik fay hatlarına dair son derece özgün ve sarsıcı bir yorum getiriyor. Bu film, sadece bir gizemi aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda “normal” dediğimiz şeyin ne kadar kırılgan bir illüzyon olduğunu yüzümüze çarpıyor. Cesur, entelektüel ve unutulması zor bir sinema deneyimi.

🌟 Puanım: 8.5/10

📊 IMDb: Beklenti

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu